17.08.2017

ARICILIK VE BAL HASATLARI

 Ağustos ayına ballı girdik. Önce kendi ballarımızı hasat etmiştik, bu hafta Yusuf Şimşak arılığında bal hasadı yaptık.
 Salih hocam benim ekipteydi, öğleden sonraki çalışmada aramızdan ayrıldı, eksikliği acayip hissedildi.
 Bu yıl iyi kış iyi bahar ve iyi bal oldu. Saydıklarım birbirine bağlandığında bal zaten kaçınılmaz olur.
 Allah bereket versin bende böyle bir kaç çıtayı benim arabaya koydum, Yusuf sağım konteynerde desede ben arabaya sağacağım çıtaları götürmüşüm :)
 Maşallah demekten başka söz bulamıyorum.
 Yıllar süren mücadelemizden sonra Yusuf bey ızgaranın önemini anlamış ama gene bana en az 7-8 tane üst katta ana arı ve yavru denk geldi. Yavru demek zorraki alt kata girmek demektir. Yavru olmadığında genelde altlara girmedim. Yusuf bana tek katlarıda yokla dedi bende elimle yokluyorum ve bunda bal yok deyip geçtim, Salih hoca şunu yoklamadın dedi, gidip hemen elimle ağırlık yoklaması yapmışım :)
 Zavallı sırcı, Yusuf beyin abisi, demişki ben götürü çalışırım 500 çırtanuın sırrını alır sonra çalışmam :)
Sen o işe bir gir sonrası kolay :)
İş bitene kadar 1000 çıtanuın sırrını aldırmışlar garibime.
Ben ballar alınır alınmaz, kayış attım Pelitliye oradanda Şile'ye gittim.
 Her taraf bal doldu maşallah, içeridekiler içeride bal koyacak yer kalmadı diye feryat etsede dinlemedik, bala boğduk onları :)
 Nefis bahar kestane ve balsra balları karışımı.
 Bal hasadı oldukça rahat geçti, ben maske giyinmedim bir kaç kez surat maskemi taktım. Yanımızda çalışan Suriyeli Mahirler vardı :)
Onlardan birisi gaza gelip soyundu, öğleden sonra aşırı gaz yedi ve benden önce gidip körüksüz kovan açınca ormanda yardırıyor du :)
 Güzel bir gündü, hasadımızda bereketli olur inşallah. Yusuf beye ve tüm çalışanlardan Allah razı olsun. İş ikindi vakti gibi bitti tabi bal hasadı, bal sağımı ise gece yarısını bulmuş...
 Darıcaya çoktan beri inmiyordum, bizim İlhami ustayı bastım haracımızı aldık :)
 Varmı Goca usta hep kendin yemek...
 Bahçede böğürtleğenlerden nasiplendim...

 Beykozdan ayrıldıktan sonra Şile Sarıkavak köyüne gittik. Yaklaşık 20 kilşi gelecekti, toplamda 17 kişi geldi.
Yemek işini acayip abartmışız 5 kilo et, 5 kilo dana ciğeri, 2 kilo kasap sucuğu, iki koli yumurta, bir kasa domates, bir kasa patlıcan, patates mısır, kavun karpuz kolalar sodalar...

Sonuç etten iki Niğde tava yaptık hepimiz doyduk, pişirilen ciğerler ekmek arası olarak katılımcılara dağıtıldı evlere gitti.
Gene sucuklar kişi başı bölünüp evlere götürüldü.
Sadece patates yetmedi, közde çok güzel oldu.













 Közde içi oyularak yumurta doldurulan domatesler...



Cigeri yapan bizim 7 numaralı bilader, dağıtan bizim 3 numara bilader, 7 numaraya ciğer kalmamış :)
 Bizim çiftlik ağası bu sıra tavuk işine sardı, ileride yumurta ağası olabilir.

 Elimdeki yedeklenen spermler bitti, sadece 3 doz kaldı onlarıda kullanıp nikah işlerini bitiriyorum, hedefim 200 idi ama 170 civarında kaldım. Zaman ilerledikçe saklanan erkeklerden sperm her geçen güz az çıkıyor.
 Her yıl daha iyi oluyorum, bu yıl tamamen damızlıklara odaklandım, ramazan sezonun tam ortasına denk geldi ramazanda işler planlandığı gibi gitmiyor. Yurt dışında suni tohumlamacıları okudum 100-150 arası derlerdi, dışarıdan iş basit görünebilir ama içine girdiğinizde bir sürü detay sizi bekler, bir detayı atlamak başarısız olmak demektir.
Bizden önce suni tohumlama yoktu bizim peşimizden bir sürü takipçi çıktı zaman içinde onlarda işi oturtacaklar inşallah.
Bu kalemden yarma aşı olurmu denedim oldu. Geçen sene yaprağını döken bir kalemi aşılamıştım oradan yola çıkarak bu yıl bu uygulamayı yaptım.
Filizin yapraklarını kesiyorum uykuya sokuldular.

Bu kalemi yarma aşıda kullanıyorum.
Bir çok aşı yaptım, genelde hepsi canlı ama domateslerin içinde sürekli sulanan aşı filiz verdi...
Bu yöntem ile aşı için gelecek yılı beklemeden hemen aşı yapılabilecek. Bu buluş tabiki bana ait, ilk  ben yaptım :)

8.08.2017

ARICILIK VE AĞUSTOS AYI TRAKYA BAL HASADI

Ağustos ayına ballarla girdik. Trakya'daki arıların balları hasat edildi çok şükür, arıları sonra alacaktık tarla sahibi hoş olmayan tavır takındı ne zaman kalkıyorsunuz filan gibi...
İnsan bir hoş geldiniz der, buraya yatmaya gelmedik, tarlanızı yemedik.
Bazen ışıklarda beklersiniz birisi yeşil yanar yanmaz korna çalar, sanki sen korna çalmasan ben burada bekleyeceğim. Hızlı kalkacaksam da inadına yavaş hareket ederim, bu korna çalan ineklerin yüzünden.
Neyse bir taraftan iyi oldu sağımın peşine arkadaşı aradım gelip arıları alıp geriye döndük.

İkazdan sonraki resim, böyle...
İkazdan önceki resim, sanki mahkeme duvarı, mübarek bal tutuyorsun niye bize korna çaldırıyorsun :)
Bal akımı devam ediyordu, çadıra arı bindirmesi çok az oldu, bal alırken kovanlara bindirme hiç olmadı.
Bir sezonu daha geride bıraktık bu görüntüler inşallah ömrümüz olursa seneye...
Nizami abim her ortama uyuyor bak hiç korna çaldırmadan gülüyor.
Nizami abim bal hastası, her sabah balsız kavaltı yapmaz. Bal hasadı sırasında sürekli kopacak bal bekler.
Ballar rengarenk, Kestanede dokunulmayan çıtanın üstü kestane ortası ayçiçek, alta doğru gene bal rengi değişmiş.
Bilal bu yıl bol bol kasnaklı çıta girmiş kovanlarına. Karakovan balı hastaları çok.
Ülkemizde petekli bal tüketimi bir tutku, süzme ballar tüketiciye göre sahte, genel olarak böyle algılanıyor.
Bol bol kastanakta bal alındı.
Bazı kovanlşarda propolis tuzakları vardı. Daha önceleri bir kaç kez yazmıştım, kırmızı propolis trakya arısında olur birde karniol arısında. Kafkas arısı böyle kırmızı propolis toplamaz.
Kovan yanları bile kırmızı propolisle kaplanmış.
Sır alırken İlhami abinin köylüsü, Saim abi yardım etti.
Tarlada acayip rüzgar vardı.Sağım çadırının etrafına saman balyalarından setler yaptık arabaları rüzgar yönüne çektik.
Balları aldık ertesi gün petek dağıtırken bazı kovanlarda üstten aşağı dalakçıklar başlamış.
Aşırı yağışlar ve rüzgar bir çok ayçiçeğini yere yatırmış, çoğu tarlada kalır.
Makinalar yere yatan ayçiçeklerini toplayamazlar.
Bu yıl İstanbul ve Trakya ya bir kaç saatte bir yıllık yağışlar düştü.
Sonuç bu, böyle yağışlar afete dönüşüyor.
Balları tenekelere doldurduk bir kaç saatliğine denize gittik.
Burası Kumbağ Tekirdağ.
100-150 metre sürekli kum ve deniz belinde.
Bilal ve Nizami abim.
Tarladaki hiç durmayan rüzgar denizde yoktu.
Enes bal hasadında çadırda olunca geri planda kaldı.
Üç gün boyunca öğlen yemeklerimiz Muratlıda bir Tekirdağ köftecisi vardı, oradan yedik. Bir porsiyon köfteye 10 adet, bir buçuk köfte 15 tane.
İlhami abinin oğlu Gökhan aramıza son gün katıldı.
Kamyoncumuz bizim av ekibinden Tayfun Alboğa, gurup içinde lakabı sarışın.
Yükleme zamanına az kaldfı biz kendimize yükleme yapıyoruz. Bıçak ile karpuz kabuğu sıyırıp içmek ayrı bir tat ve duygudur.
Akşam oldu ve yükleme başladı.
Bir kovanın polen tuzağı takılı kalmış gelen polen tarlaya inmiş.
Gece 1 gibi Kamyon Gebze'ye geldi indir yerleştir derken saat 5 te eve girdik.
Öğleye kadar yatmışım...
Ramazan bayramında köyde aşılar yapmıştım.Komşumuz bağlarını çözüp resimleri attı. Erik ağacına kaysı aşısı.
Ekşi bir armudumuz vardı onada erken olan bir armut aşıladım. bu armut aşağıdaki armut, bi,r aydır yiyoruz ama tam olmadı.
Bu armut olmamışken bile tatlı yenilebiliyor. Bu günlerde iyice sulandı ama çekirdeği hala kararmadı.
Ağustos ayına girdik ve erkekler eskisi kadar süt vermiyor. Normal şartlarda polen bol olduğunda 60 erkek arıdan 5 cm sperm çıkar, şu an aynı sayıdaki, erkeklerden 1-2 cm sperm zor çıkıyor.
Artık damızlık üretim sezonunu kapatıyorum. Geçmiş yıllara göre acayip katlama yaptım. Bayağı bir yedekleme yapıldı, erken ilk baharda ana arı üreteceklere ilaç gibi gelecek.
Şu an itibari ile spermleri yedekliyorum, erkekleri hapiste uzun süre yaşatmak zor oluyor.
Şimdilik elimde 22 doz sperm var. Yurt dışında spermde satılıyor, damızlıkçılar topladıkları fazla spermleri iyi paralara satıyorlar.
Bu haftada Köseler avcılar kulübünün atışları vardı.
Ben bu sefer bir seriye yazıldım, fazla ısrar etmenin anlamı yok, attıkça atasın geliyor.
Sonuç değişmiyor son uncu oluyorum :)
Bu arada sezona fırtına gibi gireceğiz :)
Bizim av gurubundan, Sinan Koç ve Cihan Bakar.
Bizim entel atıcı Cihan Bakır.
Atışların yapıldığı yerden kurşun çıkartan ameleler :)
Akşam kulüpte sonuncu olanın tatlısını yiyoruz, sarışın beni yalnız bırakmadı sonuncu oldu, benim tatlı borcum zaten vardı, tahsilde yapamıyorlar sarışına yıkıldık :)